İçeriğe geç

Kutsal metinler / Hoşea

Hoşea 2הושע ב

25 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.

1
וְֽ֠הָיָ֠ה מִסְפַּ֤ר בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יִמַּ֖ד וְלֹ֣א יִסָּפֵ֑ר וְֽ֠הָיָ֠ה בִּמְק֞וֹם אֲשֶׁר־יֵאָמֵ֤ר לָהֶם֙ לֹא־עַמִּ֣י אַתֶּ֔ם יֵאָמֵ֥ר לָהֶ֖ם בְּנֵ֥י אֵֽל־חָֽי׃
Yine de İsrail oğullarının sayısı ölçülemeyen ve sayılamayan deniz kumu gibi olacak; onlara "Siz Benim halkım değilsiniz" denilen yerde, onlara "Yaşayan Kel'in oğulları" denilecek.
2
וְ֠נִקְבְּצ֠וּ בְּנֵֽי־יְהוּדָ֤ה וּבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ יַחְדָּ֔ו וְשָׂמ֥וּ לָהֶ֛ם רֹ֥אשׁ אֶחָ֖ד וְעָל֣וּ מִן־הָאָ֑רֶץ כִּ֥י גָד֖וֹל י֥וֹם יִזְרְעֶֽאל׃
Yehuda oğulları ile İsrail oğulları bir araya toplanacak, kendilerine tek bir baş atayacak ve ülkeden yukarı çıkacaklar; çünkü Yizreel günü büyük olacak.
3
אִמְר֥וּ לַאֲחֵיכֶ֖ם עַמִּ֑י וְלַאֲחוֹתֵיכֶ֖ם רֻחָֽמָה׃
Kardeşlerinize "Ami (halkım)", kız kardeşlerinize "Ruhama (merhamet görmüş)" deyin.
4
רִ֤יבוּ בְאִמְּכֶם֙ רִ֔יבוּ כִּי־הִיא֙ לֹ֣א אִשְׁתִּ֔י וְאָנֹכִ֖י לֹ֣א אִישָׁ֑הּ וְתָסֵ֤ר זְנוּנֶ֙יהָ֙ מִפָּנֶ֔יהָ וְנַאֲפוּפֶ֖יהָ מִבֵּ֥ין שָׁדֶֽיהָ׃
Annenizle davalaşın, davalaşın; çünkü o Benim karım değil, Ben de onun kocası değilim. Zinasını yüzünden, fahişeliğini göğüslerinin arasından kaldırsın.
5
פֶּן־אַפְשִׁיטֶ֣נָּה עֲרֻמָּ֔ה וְהִ֨צַּגְתִּ֔יהָ כְּי֖וֹם הִוָּֽלְדָ֑הּ וְשַׂמְתִּ֣יהָ כַמִּדְבָּ֗ר וְשַׁתִּ֙הָ֙ כְּאֶ֣רֶץ צִיָּ֔ה וַהֲמִתִּ֖יהָ בַּצָּמָֽא׃
Yoksa onu çırılçıplak soyar, doğduğu gündeki gibi bırakırım; onu çöl gibi yapar, kurak bir toprak gibi kılar, susuzluktan öldürürüm.
6
וְאֶת־בָּנֶ֖יהָ לֹ֣א אֲרַחֵ֑ם כִּֽי־בְנֵ֥י זְנוּנִ֖ים הֵֽמָּה׃
Çocuklarına merhamet etmeyeceğim, çünkü onlar zina çocuklarıdır.
7
כִּ֤י זָֽנְתָה֙ אִמָּ֔ם הֹבִ֖ישָׁה הוֹרָתָ֑ם כִּ֣י אָמְרָ֗ה אֵלְכָ֞ה אַחֲרֵ֤י מְאַֽהֲבַי֙ נֹתְנֵ֤י לַחְמִי֙ וּמֵימַ֔י צַמְרִ֣י וּפִשְׁתִּ֔י שַׁמְנִ֖י וְשִׁקּוּיָֽי׃
Çünkü anneleri zina etti, onlara gebe kalan utanç verici işler yaptı; çünkü dedi: "Bana ekmeğimi ve suyumu, yünümü ve ketenimi, yağımı ve içkimi veren sevgililerimin ardından gideceğim."
8
לָכֵ֛ן הִנְנִי־שָׂ֥ךְ אֶת־דַּרְכֵּ֖ךְ בַּסִּירִ֑ים וְגָֽדַרְתִּי֙ אֶת־גְּדֵרָ֔הּ וּנְתִיבוֹתֶ֖יהָ לֹ֥א תִמְצָֽא׃
Bu yüzden işte yolunu dikenlerle kapatacağım, önüne duvar öreceğim; yollarını bulamayacak.
9
וְרִדְּפָ֤ה אֶת־מְאַהֲבֶ֙יהָ֙ וְלֹא־תַשִּׂ֣יג אֹתָ֔ם וּבִקְשָׁ֖תַם וְלֹ֣א תִמְצָ֑א וְאָמְרָ֗ה אֵלְכָ֤ה וְאָשׁ֙וּבָה֙ אֶל־אִישִׁ֣י הָרִאשׁ֔וֹן כִּ֣י ט֥וֹב לִ֛י אָ֖ז מֵעָֽתָּה׃
Sevgililerinin peşinden koşacak ama onlara yetişemeyecek; onları arayacak ama bulamayacak. O zaman diyecek: "Gidip ilk kocama döneyim; çünkü o zaman durumum şimdikinden iyiydi."
10
וְהִיא֙ לֹ֣א יָֽדְעָ֔ה כִּ֤י אָֽנֹכִי֙ נָתַ֣תִּי לָ֔הּ הַדָּגָ֖ן וְהַתִּיר֣וֹשׁ וְהַיִּצְהָ֑ר וְכֶ֨סֶף הִרְבֵּ֥יתִי לָ֛הּ וְזָהָ֖ב עָשׂ֥וּ לַבָּֽעַל׃
Oysa ona buğdayı, şarabı ve zeytinyağını verenin Ben olduğumu bilmedi; ona gümüşü ve altını çoğalttım, onu ise Baal için kullandılar.
11
לָכֵ֣ן אָשׁ֔וּב וְלָקַחְתִּ֤י דְגָנִי֙ בְּעִתּ֔וֹ וְתִירוֹשִׁ֖י בְּמוֹעֲד֑וֹ וְהִצַּלְתִּי֙ צַמְרִ֣י וּפִשְׁתִּ֔י לְכַסּ֖וֹת אֶת־עֶרְוָתָֽהּ׃
Bu yüzden zamanında buğdayımı, mevsiminde şarabımı geri alacağım; çıplaklığını örtmek için verdiğim yünümü ve ketenimi çekip alacağım.
12
וְעַתָּ֛ה אֲגַלֶּ֥ה אֶת־נַבְלֻתָ֖הּ לְעֵינֵ֣י מְאַהֲבֶ֑יהָ וְאִ֖ישׁ לֹא־יַצִּילֶ֥נָּה מִיָּדִֽי׃
Şimdi onun ayıbını sevgililerinin gözü önünde açacağım; kimse onu elimden kurtaramayacak.
13
וְהִשְׁבַּתִּי֙ כָּל־מְשׂוֹשָׂ֔הּ חַגָּ֖הּ חָדְשָׁ֣הּ וְשַׁבַּתָּ֑הּ וְכֹ֖ל מוֹעֲדָֽהּ׃
Bütün sevincine, bayramlarına, Roş Hodeşlerine, Şabatlarına ve bütün bayram günlerine son vereceğim.
14
וַהֲשִׁמֹּתִ֗י גַּפְנָהּ֙ וּתְאֵ֣נָתָ֔הּ אֲשֶׁ֣ר אָמְרָ֗ה אֶתְנָ֥ה הֵ֙מָּה֙ לִ֔י אֲשֶׁ֥ר נָתְנוּ־לִ֖י מְאַהֲבָ֑י וְשַׂמְתִּ֣ים לְיַ֔עַר וַאֲכָלָ֖תַם חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃
"Bunlar sevgililerimin bana verdiği ücrettir" dediği asmasını ve incir ağacını harap edeceğim; onları çalılığa çevireceğim, kır hayvanları onları yiyecek.
15
וּפָקַדְתִּ֣י עָלֶ֗יהָ אֶת־יְמֵ֤י הַבְּעָלִים֙ אֲשֶׁ֣ר תַּקְטִ֣יר לָהֶ֔ם וַתַּ֤עַד נִזְמָהּ֙ וְחֶלְיָתָ֔הּ וַתֵּ֖לֶךְ אַחֲרֵ֣י מְאַהֲבֶ֑יהָ וְאֹתִ֥י שָׁכְחָ֖ה נְאֻם־יְהֹוָֽה׃
Baalim'e buhur yaktığı, küpesini ve gerdanlığını takıp sevgililerinin ardından gittiği, Beni ise unuttuğu Baalim günlerinin hesabını ondan soracağım, diyor Hashem.
16
לָכֵ֗ן הִנֵּ֤ה אָנֹכִי֙ מְפַתֶּ֔יהָ וְהֹלַכְתִּ֖יהָ הַמִּדְבָּ֑ר וְדִבַּרְתִּ֖י עַל־לִבָּֽהּ׃
Bu yüzden işte onu ikna edeceğim, çöle götüreceğim ve yüreğine söyleyeceğim.
17
וְנָתַ֨תִּי לָ֤הּ אֶת־כְּרָמֶ֙יהָ֙ מִשָּׁ֔ם וְאֶת־עֵ֥מֶק עָכ֖וֹר לְפֶ֣תַח תִּקְוָ֑ה וְעָ֤נְתָה שָּׁ֙מָּה֙ כִּימֵ֣י נְעוּרֶ֔יהָ וּכְי֖וֹם עֲלוֹתָ֥הּ מֵאֶרֶץ־מִצְרָֽיִם׃
Oradan ona bağlarını vereceğim, Akhor vadisini de umut kapısı olarak; orada gençliğinin günlerindeki gibi, Mitsrayim ülkesinden çıktığı gündeki gibi şarkı söyleyecek.
18
וְהָיָ֤ה בַיּוֹם־הַהוּא֙ נְאֻם־יְהֹוָ֔ה תִּקְרְאִ֖י אִישִׁ֑י וְלֹא־תִקְרְאִי־לִ֥י ע֖וֹד בַּעְלִֽי׃
O gün olacak, diyor Hashem, Bana "İşi (kocam)" diye seslenecek, artık Bana "Baali (efendim)" diye seslenmeyecek.
19
וַהֲסִרֹתִ֛י אֶת־שְׁמ֥וֹת הַבְּעָלִ֖ים מִפִּ֑יהָ וְלֹא־יִזָּכְר֥וּ ע֖וֹד בִּשְׁמָֽם׃
Baalim'in adlarını ağzından kaldıracağım; artık adlarıyla anılmayacaklar.
20
וְכָרַתִּ֨י לָהֶ֤ם בְּרִית֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא עִם־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְעִם־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וְרֶ֖מֶשׂ הָאֲדָמָ֑ה וְקֶ֨שֶׁת וְחֶ֤רֶב וּמִלְחָמָה֙ אֶשְׁבּ֣וֹר מִן־הָאָ֔רֶץ וְהִשְׁכַּבְתִּ֖ים לָבֶֽטַח׃
O gün onlar için kır hayvanlarıyla, göğün kuşlarıyla ve toprağın sürüngenleriyle bir antlaşma keseceğim; yayı, kılıcı ve savaşı ülkeden kıracağım, onları güven içinde yatıracağım.
21
וְאֵרַשְׂתִּ֥יךְ לִ֖י לְעוֹלָ֑ם וְאֵרַשְׂתִּ֥יךְ לִי֙ בְּצֶ֣דֶק וּבְמִשְׁפָּ֔ט וּבְחֶ֖סֶד וּֽבְרַחֲמִֽים׃
Seni sonsuza dek Kendime nişanlayacağım; seni doğrulukla, adaletle, sevgi dolu iyilikle (hesed) ve merhametle Kendime nişanlayacağım.
22
וְאֵרַשְׂתִּ֥יךְ לִ֖י בֶּאֱמוּנָ֑ה וְיָדַ֖עַתְּ אֶת־יְהֹוָֽה׃
Seni sadakatle Kendime nişanlayacağım ve Hashem'i bileceksin.
23
וְהָיָ֣ה ׀ בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא אֶֽעֱנֶה֙ נְאֻם־יְהֹוָ֔ה אֶעֱנֶ֖ה אֶת־הַשָּׁמָ֑יִם וְהֵ֖ם יַעֲנ֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ׃
O gün olacak, karşılık vereceğim, diyor Hashem; göklere karşılık vereceğim, onlar da yere karşılık verecek.
24
וְהָאָ֣רֶץ תַּעֲנֶ֔ה אֶת־הַדָּגָ֖ן וְאֶת־הַתִּיר֣וֹשׁ וְאֶת־הַיִּצְהָ֑ר וְהֵ֖ם יַעֲנ֥וּ אֶֽת־יִזְרְעֶֽאל׃
Yer buğdaya, şaraba ve zeytinyağına karşılık verecek; onlar da Yizreel'e karşılık verecek.
25
וּזְרַעְתִּ֤יהָ לִּי֙ בָּאָ֔רֶץ וְרִחַמְתִּ֖י אֶת־לֹ֣א רֻחָ֑מָה וְאָמַרְתִּ֤י לְלֹֽא־עַמִּי֙ עַמִּי־אַ֔תָּה וְה֖וּא יֹאמַ֥ר אֱלֹהָֽי׃
Onu ülkede Kendim için ekeceğim; Lo Ruhama'ya merhamet edeceğim, Lo Ami'ye "Sen Benim halkımsın" diyeceğim; o da "Elokim'im" diyecek.

‹ Önceki bölüm Sonraki bölüm ›