Miha 2מיכה ב
13 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.
1
ה֧וֹי חֹֽשְׁבֵי־אָ֛וֶן וּפֹ֥עֲלֵי רָ֖ע עַל־מִשְׁכְּבוֹתָ֑ם בְּא֤וֹר הַבֹּ֙קֶר֙ יַעֲשׂ֔וּהָ כִּ֥י יֶשׁ־לְאֵ֖ל יָדָֽם׃
Vay yataklarında haksızlık tasarlayıp kötülük hazırlayanların başına! Sabah ışığında onu yaparlar, çünkü güçleri yeter.
2
וְחָמְד֤וּ שָׂדוֹת֙ וְגָזָ֔לוּ וּבָתִּ֖ים וְנָשָׂ֑אוּ וְעָֽשְׁקוּ֙ גֶּ֣בֶר וּבֵית֔וֹ וְאִ֖ישׁ וְנַחֲלָתֽוֹ׃
Tarlalara göz dikip zorla alıyor, evlere göz dikip ele geçiriyorlar; adamı ve evini, kişiyi ve mirasını eziyorlar.
3
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהֹוָ֔ה הִנְנִ֥י חֹשֵׁ֛ב עַל־הַמִּשְׁפָּחָ֥ה הַזֹּ֖את רָעָ֑ה אֲ֠שֶׁ֠ר לֹֽא־תָמִ֨ישׁוּ מִשָּׁ֜ם צַוְּארֹֽתֵיכֶ֗ם וְלֹ֤א תֵֽלְכוּ֙ רוֹמָ֔ה כִּ֛י עֵ֥ת רָעָ֖ה הִֽיא׃
Bu yüzden Hashem şöyle diyor: "İşte bu aileye karşı bir kötülük tasarlıyorum; boyunlarınızı ondan kurtaramayacak, başınız dik yürüyemeyeceksiniz; çünkü kötü bir zamandır.
4
בַּיּ֨וֹם הַה֜וּא יִשָּׂ֧א עֲלֵיכֶ֣ם מָשָׁ֗ל וְנָהָ֨ה נְהִ֤י נִֽהְיָה֙ אָמַר֙ שָׁד֣וֹד נְשַׁדֻּ֔נוּ חֵ֥לֶק עַמִּ֖י יָמִ֑יר אֵ֚יךְ יָמִ֣ישׁ לִ֔י לְשׁוֹבֵ֥ב שָׂדֵ֖ינוּ יְחַלֵּֽק׃
O gün sizin hakkınızda bir mesel söylenecek, acı bir ağıt yakılacak; denilecek: 'Tamamen yıkıldık! Halkımın payını değiştiriyor; nasıl da benden uzaklaştırıyor! Tarlalarımızı dönek olana paylaştırıyor.'"
5
לָכֵן֙ לֹֽא־יִֽהְיֶ֣ה לְךָ֔ מַשְׁלִ֥יךְ חֶ֖בֶל בְּגוֹרָ֑ל בִּקְהַ֖ל יְהֹוָֽה׃
Bu yüzden Hashem'in topluluğunda kura ile ip geren (pay ölçen) kimsen olmayacak.
6
אַל־תַּטִּ֖פוּ יַטִּיפ֑וּן לֹֽא־יַטִּ֣פוּ לָאֵ֔לֶּה לֹ֥א יִסַּ֖ג כְּלִמּֽוֹת׃
"Vaaz vermeyin" diye vaaz veriyorlar; "Bunlar hakkında vaaz vermesinler; utanç uzaklaşmaz."
7
הֶאָמ֣וּר בֵּֽית־יַעֲקֹ֗ב הֲקָצַר֙ ר֣וּחַ יְהֹוָ֔ה אִם־אֵ֖לֶּה מַעֲלָלָ֑יו הֲל֤וֹא דְבָרַי֙ יֵיטִ֔יבוּ עִ֖ם הַיָּשָׁ֥ר הֹלֵֽךְ׃
Ey Yaakov evi diye anılan, Hashem'in ruhu kısaldı mı? Bunlar O'nun işleri mi? Doğru yürüyene sözlerim iyilik etmez mi?
8
וְאֶתְמ֗וּל עַמִּי֙ לְאוֹיֵ֣ב יְקוֹמֵ֔ם מִמּ֣וּל שַׂלְמָ֔ה אֶ֖דֶר תַּפְשִׁט֑וּן מֵעֹבְרִ֣ים בֶּ֔טַח שׁוּבֵ֖י מִלְחָמָֽה׃
Ama dün halkım düşman gibi kalktı; güvenle geçenlerin, savaştan dönenlerin üzerinden giysinin yanında örtüyü soyuyorsunuz.
9
נְשֵׁ֤י עַמִּי֙ תְּגָ֣רְשׁ֔וּן מִבֵּ֖ית תַּֽעֲנֻגֶ֑יהָ מֵעַל֙ עֹֽלָלֶ֔יהָ תִּקְח֥וּ הֲדָרִ֖י לְעוֹלָֽם׃
Halkımın kadınlarını sevdikleri evlerinden kovuyorsunuz; küçük çocuklarından onurumu sonsuza dek alıyorsunuz.
10
ק֣וּמוּ וּלְכ֔וּ כִּ֥י לֹא־זֹ֖את הַמְּנוּחָ֑ה בַּעֲב֥וּר טָמְאָ֛ה תְּחַבֵּ֖ל וְחֶ֥בֶל נִמְרָֽץ׃
Kalkın ve gidin, çünkü burası dinlenme yeri değil; kirlilik yüzünden yıkım, acı bir yıkım gelecek.
11
לוּ־אִ֞ישׁ הֹלֵ֥ךְ ר֙וּחַ֙ וָשֶׁ֣קֶר כִּזֵּ֔ב אַטִּ֣ף לְךָ֔ לַיַּ֖יִן וְלַשֵּׁכָ֑ר וְהָיָ֥ה מַטִּ֖יף הָעָ֥ם הַזֶּֽה׃
Biri rüzgârın ve yalanın ardından gidip "Size şarap ve içki için vaaz vereyim" diye yalan söylese, bu halkın vaizi o olurdu.
12
אָסֹ֨ף אֶאֱסֹ֜ף יַעֲקֹ֣ב כֻּלָּ֗ךְ קַבֵּ֤ץ אֲקַבֵּץ֙ שְׁאֵרִ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יַ֥חַד אֲשִׂימֶ֖נּוּ כְּצֹ֣אן בָּצְרָ֑ה כְּעֵ֙דֶר֙ בְּת֣וֹךְ הַדָּֽבְר֔וֹ תְּהִימֶ֖נָה מֵאָדָֽם׃
Ey Yaakov, hepinizi kesinlikle toplayacağım; İsrail'in geri kalanını kesinlikle bir araya getireceğim; onları ağıldaki koyunlar gibi, otlağın ortasındaki sürü gibi bir araya koyacağım; insan kalabalığından uğuldayacaklar.
13
עָלָ֤ה הַפֹּרֵץ֙ לִפְנֵיהֶ֔ם פָּֽרְצוּ֙ וַֽיַּעֲבֹ֔רוּ שַׁ֖עַר וַיֵּ֣צְאוּ ב֑וֹ וַיַּעֲבֹ֤ר מַלְכָּם֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיהֹוָ֖ה בְּרֹאשָֽׁם׃
Gedik açan önlerinden çıkacak; gedik açıp kapıdan geçecek, oradan çıkacaklar; kralları önlerinden geçecek, Hashem başlarında olacak.