Amos 6עמוס ו
14 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.
1
ה֚וֹי הַשַּׁאֲנַנִּ֣ים בְּצִיּ֔וֹן וְהַבֹּטְחִ֖ים בְּהַ֣ר שֹׁמְר֑וֹן נְקֻבֵי֙ רֵאשִׁ֣ית הַגּוֹיִ֔ם וּבָ֥אוּ לָהֶ֖ם בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל׃
Vay Tsiyon'da kaygısızca yaşayanların ve Şomron dağında kendini güvende hissedenlerin başına! Ulusların ilki olarak anılan, İsrail evinin kendilerine geldiği önderler!
2
עִבְר֤וּ כַֽלְנֵה֙ וּרְא֔וּ וּלְכ֥וּ מִשָּׁ֖ם חֲמַ֣ת רַבָּ֑ה וּרְד֣וּ גַת־פְּלִשְׁתִּ֗ים הֲטוֹבִים֙ מִן־הַמַּמְלָכ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה אִם־רַ֥ב גְּבוּלָ֖ם מִגְּבֻלְכֶֽם׃
Kalne'ye geçip bakın, oradan büyük Hamat'a gidin, Peliştilerin Gat'ına inin; onlar bu krallıklardan daha mı iyi? Sınırları sizin sınırınızdan daha mı geniş?
3
הַֽמְנַדִּ֖ים לְי֣וֹם רָ֑ע וַתַּגִּשׁ֖וּן שֶׁ֥בֶת חָמָֽס׃
Kötü günü uzaklaştırdığınızı sanıyor, zorbalığın tahtını yaklaştırıyorsunuz.
4
הַשֹּֽׁכְבִים֙ עַל־מִטּ֣וֹת שֵׁ֔ן וּסְרֻחִ֖ים עַל־עַרְשׂוֹתָ֑ם וְאֹכְלִ֤ים כָּרִים֙ מִצֹּ֔אן וַעֲגָלִ֖ים מִתּ֥וֹךְ מַרְבֵּֽק׃
Fildişi yataklarda yatıyor, döşeklerine yayılıyor, sürüden kuzuları, ahırın ortasından danaları yiyorlar.
5
הַפֹּרְטִ֖ים עַל־פִּ֣י הַנָּ֑בֶל כְּדָוִ֕יד חָשְׁב֥וּ לָהֶ֖ם כְּלֵי־שִֽׁיר׃
Nevelin sesine göre doğaçlama şarkı söylüyor, David gibi kendileri için çalgılar tasarlıyorlar.
6
הַשֹּׁתִ֤ים בְּמִזְרְקֵי֙ יַ֔יִן וְרֵאשִׁ֥ית שְׁמָנִ֖ים יִמְשָׁ֑חוּ וְלֹ֥א נֶחְל֖וּ עַל־שֵׁ֥בֶר יוֹסֵֽף׃
Şarabı kâselerle içiyor, en seçkin yağlarla yağlanıyorlar; ama Yosef'in yıkımı için üzülmüyorlar.
7
לָכֵ֛ן עַתָּ֥ה יִגְל֖וּ בְּרֹ֣אשׁ גֹּלִ֑ים וְסָ֖ר מִרְזַ֥ח סְרוּחִֽים׃
Bu yüzden şimdi sürgünlerin başında sürgün edilecekler; yayılanların şöleni sona erecek.
8
נִשְׁבַּע֩ אֲדֹנָ֨י יֱהֹוִ֜ה בְּנַפְשׁ֗וֹ נְאֻם־יְהֹוָה֙ אֱלֹהֵ֣י צְבָא֔וֹת מְתָאֵ֤ב אָנֹכִי֙ אֶת־גְּא֣וֹן יַעֲקֹ֔ב וְאַרְמְנֹתָ֖יו שָׂנֵ֑אתִי וְהִסְגַּרְתִּ֖י עִ֥יר וּמְלֹאָֽהּ׃
Efendim Hashem Kendi canı üzerine yemin etti, diyor Hashem, Tseva'ot'un Elokim'i: "Yaakov'un gururundan tiksiniyor, saraylarından nefret ediyorum; kenti ve içindeki her şeyi teslim edeceğim."
9
וְהָיָ֗ה אִם־יִוָּ֨תְר֜וּ עֲשָׂרָ֧ה אֲנָשִׁ֛ים בְּבַ֥יִת אֶחָ֖ד וָמֵֽתוּ׃
Bir evde on kişi kalsa, onlar da ölecek.
10
וּנְשָׂא֞וֹ דּוֹד֣וֹ וּמְסָֽרְפ֗וֹ לְהוֹצִ֣יא עֲצָמִים֮ מִן־הַבַּיִת֒ וְאָמַ֞ר לַאֲשֶׁ֨ר בְּיַרְכְּתֵ֥י הַבַּ֛יִת הַע֥וֹד עִמָּ֖ךְ וְאָמַ֣ר אָ֑פֶס וְאָמַ֣ר הָ֔ס כִּ֛י לֹ֥א לְהַזְכִּ֖יר בְּשֵׁ֥ם יְהֹוָֽה׃
Akrabası ve cesedi yakan kişi kemikleri evden çıkarmak için onu kaldıracak; evin en iç köşesindekine "Yanında başka biri var mı?" diye soracak; o "Hiç kimse" diyecek; o zaman diyecek: "Sus! Çünkü Hashem'in adını anmamalıyız."
11
כִּֽי־הִנֵּ֤ה יְהֹוָה֙ מְצַוֶּ֔ה וְהִכָּ֛ה הַבַּ֥יִת הַגָּד֖וֹל רְסִיסִ֑ים וְהַבַּ֥יִת הַקָּטֹ֖ן בְּקִעִֽים׃
Çünkü işte Hashem buyruk veriyor; büyük ev parça parça, küçük ev yarık yarık vurulacak.
12
הַיְרֻצ֤וּן בַּסֶּ֙לַע֙ סוּסִ֔ים אִֽם־יַחֲר֖וֹשׁ בַּבְּקָרִ֑ים כִּֽי־הֲפַכְתֶּ֤ם לְרֹאשׁ֙ מִשְׁפָּ֔ט וּפְרִ֥י צְדָקָ֖ה לְלַעֲנָֽה׃
Atlar kayalıkta koşar mı? Orada sığırlarla çift sürülür mü? Oysa siz adaleti zehre, doğruluğun meyvesini pelin otuna çevirdiniz.
13
הַשְּׂמֵחִ֖ים לְלֹ֣א דָבָ֑ר הָאֹ֣מְרִ֔ים הֲל֣וֹא בְחָזְקֵ֔נוּ לָקַ֥חְנוּ לָ֖נוּ קַרְנָֽיִם׃
Hiç olan bir şeye sevinen, "Kendi gücümüzle kendimize boynuzlar (güç) almadık mı?" diyenler sizsiniz.
14
כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵקִ֨ים עֲלֵיכֶ֜ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם־יְהֹוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י הַצְּבָא֖וֹת גּ֑וֹי וְלָחֲצ֥וּ אֶתְכֶ֛ם מִלְּב֥וֹא חֲמָ֖ת עַד־נַ֥חַל הָעֲרָבָֽה׃
"Çünkü işte, ey İsrail evi, size karşı bir ulus çıkaracağım" diyor Hashem, Tseva'ot'un Elokim'i; "Levo Hamat'tan Arava vadisine dek sizi ezecekler."