İçeriğe geç

Kutsal metinler / Amos

Amos 9עמוס ט

15 ayet, tamamı Türkçe. İbranice bir kelimeye dokunarak gematria değerini görebilirsiniz.

1
רָאִ֨יתִי אֶת־אֲדֹנָ֜י נִצָּ֣ב עַֽל־הַמִּזְבֵּ֗חַ וַיֹּ֩אמֶר֩ הַ֨ךְ הַכַּפְתּ֜וֹר וְיִרְעֲשׁ֣וּ הַסִּפִּ֗ים וּבְצַ֙עַם֙ בְּרֹ֣אשׁ כֻּלָּ֔ם וְאַחֲרִיתָ֖ם בַּחֶ֣רֶב אֶהֱרֹ֑ג לֹֽא־יָנ֤וּס לָהֶם֙ נָ֔ס וְלֹֽא־יִמָּלֵ֥ט לָהֶ֖ם פָּלִֽיט׃
Efendim'i mizbeahın yanında dururken gördüm; dedi: "Sütun başlığını vur ki eşikler sarsılsın; hepsinin başına kır; geri kalanlarını kılıçla öldüreceğim; onlardan kaçan kaçamayacak, kurtulan kurtulamayacak.
2
אִם־יַחְתְּר֣וּ בִשְׁא֔וֹל מִשָּׁ֖ם יָדִ֣י תִקָּחֵ֑ם וְאִֽם־יַעֲלוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם מִשָּׁ֖ם אוֹרִידֵֽם׃
Şeol'e kazsalar elim onları oradan alacak; göklere çıksalar onları oradan indireceğim.
3
וְאִם־יֵחָֽבְאוּ֙ בְּרֹ֣אשׁ הַכַּרְמֶ֔ל מִשָּׁ֥ם אֲחַפֵּ֖שׂ וּלְקַחְתִּ֑ים וְאִם־יִסָּ֨תְר֜וּ מִנֶּ֤גֶד עֵינַי֙ בְּקַרְקַ֣ע הַיָּ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַנָּחָ֖שׁ וּנְשָׁכָֽם׃
Karmel'in tepesine saklansalar onları orada arayıp bulacağım; gözümden denizin dibine gizlenseler, orada yılana buyuracağım, onları sokacak.
4
וְאִם־יֵלְכ֤וּ בַשְּׁבִי֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיְבֵיהֶ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב וַהֲרָגָ֑תַם וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם לְרָעָ֖ה וְלֹ֥א לְטוֹבָֽה׃
Düşmanlarının önünde tutsaklığa gitseler, orada kılıca buyuracağım, onları öldürecek; gözümü iyilik için değil, kötülük için onların üzerine dikeceğim."
5
וַאדֹנָ֨י יֱהֹוִ֜ה הַצְּבָא֗וֹת הַנּוֹגֵ֤עַ בָּאָ֙רֶץ֙ וַתָּמ֔וֹג וְאָבְל֖וּ כָּל־י֣וֹשְׁבֵי בָ֑הּ וְעָלְתָ֤ה כַיְאֹר֙ כֻּלָּ֔הּ וְשָׁקְעָ֖ה כִּיאֹ֥ר מִצְרָֽיִם׃
Efendim Hashem Tseva'ot, yere dokunur ve yer erir, orada yaşayan herkes yas tutar; tamamı Nil gibi kabarır, Mitsrayim ırmağı gibi çekilir.
6
הַבּוֹנֶ֤ה בַשָּׁמַ֙יִם֙ מַעֲלוֹתָ֔ו וַאֲגֻדָּת֖וֹ עַל־אֶ֣רֶץ יְסָדָ֑הּ הַקֹּרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהֹוָ֥ה שְׁמֽוֹ׃
Göklerde yüksek odalarını kuran, kubbesini yerin üzerine oturtan, denizin sularını çağırıp yeryüzüne döken O'dur; adı Hashem'dir.
7
הֲל֣וֹא כִבְנֵי֩ כֻשִׁיִּ֨ים אַתֶּ֥ם לִ֛י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה הֲל֣וֹא אֶת־יִשְׂרָאֵ֗ל הֶעֱלֵ֙יתִי֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּפְלִשְׁתִּיִּ֥ים מִכַּפְתּ֖וֹר וַאֲרָ֥ם מִקִּֽיר׃
"Ey İsrail oğulları, siz Benim için Kuşlular gibi değil misiniz?" diyor Hashem. "İsrail'i Mitsrayim ülkesinden, Peliştileri Kaftor'dan, Aramlıları Kir'den çıkarmadım mı?
8
הִנֵּ֞ה עֵינֵ֣י ׀ אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֗ה בַּמַּמְלָכָה֙ הַֽחַטָּאָ֔ה וְהִשְׁמַדְתִּ֣י אֹתָ֔הּ מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה אֶ֗פֶס כִּ֠י לֹ֣א הַשְׁמֵ֥יד אַשְׁמִ֛יד אֶת־בֵּ֥ית יַעֲקֹ֖ב נְאֻם־יְהֹוָֽה׃
İşte Efendim Hashem'in gözleri günahkâr krallığın üzerindedir; onu yeryüzünden yok edeceğim; ancak Yaakov evini tamamen yok etmeyeceğim" diyor Hashem.
9
כִּֽי־הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ מְצַוֶּ֔ה וַהֲנִע֥וֹתִי בְכָֽל־הַגּוֹיִ֖ם אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֤ר יִנּ֙וֹעַ֙ בַּכְּבָרָ֔ה וְלֹֽא־יִפּ֥וֹל צְר֖וֹר אָֽרֶץ׃
"Çünkü işte buyruk veriyorum; İsrail evini bütün uluslar arasında, kalburda sallandığı gibi sallayacağım; ama yere tek bir taş bile düşmeyecek.
10
בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּתוּ כֹּ֖ל חַטָּאֵ֣י עַמִּ֑י הָאֹמְרִ֗ים לֹֽא־תַגִּ֧ישׁ וְתַקְדִּ֛ים בַּעֲדֵ֖ינוּ הָרָעָֽה׃
Halkımın arasında 'Kötülük bize yaklaşmayacak, bize yetişmeyecek' diyen bütün günahkârlar kılıçla ölecek.
11
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא אָקִ֛ים אֶת־סֻכַּ֥ת דָּוִ֖יד הַנֹּפֶ֑לֶת וְגָדַרְתִּ֣י אֶת־פִּרְצֵיהֶ֗ן וַהֲרִֽסֹתָיו֙ אָקִ֔ים וּבְנִיתִ֖יהָ כִּימֵ֥י עוֹלָֽם׃
O gün David'in yıkılmış çardağını yeniden kuracağım; gediklerini kapatacağım, yıkıntılarını yeniden kuracağım; onu eski günlerdeki gibi inşa edeceğim.
12
לְמַ֨עַן יִֽירְשׁ֜וּ אֶת־שְׁאֵרִ֤ית אֱדוֹם֙ וְכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־נִקְרָ֥א שְׁמִ֖י עֲלֵיהֶ֑ם נְאֻם־יְהֹוָ֖ה עֹ֥שֶׂה זֹּֽאת׃
Böylece Edom'un geri kalanını ve üzerlerine adımın anıldığı bütün ulusları miras alacaklar" diyor bunu yapan Hashem.
13
הִנֵּ֨ה יָמִ֤ים בָּאִים֙ נְאֻם־יְהֹוָ֔ה וְנִגַּ֤שׁ חוֹרֵשׁ֙ בַּקֹּצֵ֔ר וְדֹרֵ֥ךְ עֲנָבִ֖ים בְּמֹשֵׁ֣ךְ הַזָּ֑רַע וְהִטִּ֤יפוּ הֶֽהָרִים֙ עָסִ֔יס וְכָל־הַגְּבָע֖וֹת תִּתְמוֹגַֽגְנָה׃
"İşte günler geliyor" diyor Hashem, "çift süren biçenle, üzüm çiğneyen tohum ekenle buluşacak; dağlardan tatlı şarap damlayacak, bütün tepeler eriyecek.
14
וְשַׁבְתִּי֮ אֶת־שְׁב֣וּת עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וּבָנ֞וּ עָרִ֤ים נְשַׁמּוֹת֙ וְיָשָׁ֔בוּ וְנָטְע֣וּ כְרָמִ֔ים וְשָׁת֖וּ אֶת־יֵינָ֑ם וְעָשׂ֣וּ גַנּ֔וֹת וְאָכְל֖וּ אֶת־פְּרִיהֶֽם׃
Halkım İsrail'in sürgünlerini geri döndüreceğim; ıssız kentleri yeniden kurup içlerinde oturacaklar; bağlar dikip şaraplarını içecek, bahçeler yapıp meyvelerini yiyecekler.
15
וּנְטַעְתִּ֖ים עַל־אַדְמָתָ֑ם וְלֹ֨א יִנָּתְשׁ֜וּ ע֗וֹד מֵעַ֤ל אַדְמָתָם֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תִּי לָהֶ֔ם אָמַ֖ר יְהֹוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Onları kendi topraklarına dikeceğim; onlara verdiğim topraklardan bir daha sökülmeyecekler" diyor Elokim'in Hashem.

‹ Önceki bölüm Sonraki bölüm ›